![]() |
Yazarı: Jodi Meadows Çevirmeni: Derya İmer Aydınlık Sayfa sayısı: 352 Yayın evi: Dex Yayın tarihi: 2014 Liste Fiyatı: 23 TL |
KARANLIKRUHLAR, YENİRUHLAR ve AŞK
Ana yapayalnızdı, farklıydı, tekti. O kopmuş bir yeniruhtu. Karanlıktapınaktan sonra Kalpteki pek çok kişi kaybolunca, kimileri, karanlıkruhlar ve yeni doğan ruhlar için Anayı sorumlu tuttu. Anaya ruhsuzların asla âşık olmayacakları söylenmişti.
Peki ya yeniruhların? Kalpte yaşayan diğer vatandaşlar gibi, Ana da her şeyden çok yaşamak, sevmek ve sevilmek istiyordu.
Serinin Ruhsuzdan sonraki ikinci kitabı Yeniruhta Ana, reenkarnasyonun arkasındaki gerçeği keşfediyor ve hem genç yaşamını daha anlamlı kılmak hem de aşkını yaşayabilmek için bir yol bulabileceğini fark ediyor.
Bir kez daha Jodi Meadows, sıra dışı güzelliği ve karanlık dehlizleriyle bir ruhun hikâyesini epik bir romantizm ve etkileyici bir fantastik kurguyla okurlarına sunuyor.
Epik fantastik
tadında olan serinin birinci kitabı mı yoksa ikinci kitabımı daha iyi karar
vermek çok zor. İki kitap da tadından yenmiyor.
Genelde her kitabı
beğenememekten dert yanan bir insanımdır fakat bu seri isteklerimi karşıladı
diyebilirim. Beni bu seriye bağlayan yazarın betimlemeleri ve benzetmeleri mi
desem, karakterleri sevdirtmesi mi desem yoksa seçtiği konunun ilgi çekiciliği
mi desem bilemedim. Belki de birbirinin aynı ya da birbirine çok benzeyen
fantastik kitaplardan sıkılmış olduğumdan ya da reenkarnasyon temalı okuduğum
ilk kitap olduğundan çok sevmişimdir bu seriyi.
Uzun bir süre boyunca
taptığın bir tanrının aslında senin en büyük düşmanın olduğunu bilsen ne
düşünürdün? Aslında onun sandığından farklı bir geçmişi, herkesten sakladığı
bir sırrı olduğunu?
Kitabın sonlarına
doğru öğrendiğim Janan’la alakalı gerçek benim için bir sürprizdi. Jodi Meadows
bunu gerçekten çok iyi düşünmüş olmalı, abartmış gibi olmasın.
Sam’i bu kitapta daha
çok sevdim, sürekli Ana’nın yanında durdu, beş bin yıllık arkadaşları yerine
bir yeniruhu seçmiş olmasına rağmen bu konuda tereddüt dahi etmedi. Tek
sıkıntısı kendi yaşı söz konusu olduğunda Ana’nın onun yanında yeni doğmuş bir
bebek gibi kalması ki bu benim sinirlerimi en az Ana kadar bozuyor. Milletin ne
söylediğine neden bu kadar kulak asıyorsun Sam? Tekrar doğamama ihtimali olan
Ana’yı neden bu kadar üzüyorsun?
Stef’i çok severdim
ama bu kitapta onun için beslediğim sevgi biraz söndü gibi. Eski cana
yakınlığından eser olmadığı gibi başında zaten onlarca sorun olan Ana’nın
üstüne gidiyor.
Tek yeniruhun Ana
olmadığı anlaşıldığında ise toplum ayaklanıyor, yeniruhları hayatlarından
kazımaları gerektiği konusunda birbirlerini kışkırtıyorlar. Çoğu Ana’nın
hepsini yok etmek için bir planı olduğunu, yeniruhları Dünya’ya getirmek için
kendi ruhlarından kurtulacağını düşünüyor ve başka bir yeniruhun doğması onları
korkutuyor. Ana bu kitapta daha büyük sorunlarla baş ederken daha fazla söz
hakkı sahibi olmak için didinip durduğunu görüyoruz, yeniruhları korumak için
kendini adamış bir durumda.
İnsanların korktuğu
hava perileriyle alakalı gerçek ise çok edici. Kesinlikle söylemeyeceğim,
okuyup öğrenin.
Serinin üçüncü
kitabını dört gözle bekliyorum.
PUANIM
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder