![]() |
Yazarı: Veronica Roth Çevirmeni: Uğur Mehter Sayfa Sayısı: 528 Yayın Yılı: 2014 Yayın Evi: Artemis Liste Fiyatı: 25 TL |
Tek bir seçim
Seni dönüştürebilir
Tek bir seçim
Seni yok edebilir
Tek bir seçim
Kim olduğunu belirler
Birinin korkularını çekip aldığınızda, merhamet duygusunu da almış olursunuz.
Tris Prior'ın bir zamanlar inandığı topluluk sistemi çöküşün eşiğinde. Bu nedenle Tris, yeni bir dünya keşfetme fırsatını tereddütsüz kabul ediyor. Çünkü Tobias'la birlikte çitlerin ötesinde yalanlardan, iç içe geçmiş ilişkilerden ve acı hatıralardan uzak, yeni bir hayat kurma şansı olabilir. Oysa Tris'in öğreneceği gerçekler, ardında bıraktıklarından çok daha tehlikeli. Bildiği her şey anlamını hızla yitirirken, Tris insanın karmaşık doğasını anlamak için savaşmak zorunda. Tabii cesaret, dostluk, fedakârlık ve aşk gibi imkânsız seçimlerle de karşı karşıya.
Tek bir seçim
Seni yok edebilir
Tek bir seçim
Kim olduğunu belirler
Birinin korkularını çekip aldığınızda, merhamet duygusunu da almış olursunuz.
Tris Prior'ın bir zamanlar inandığı topluluk sistemi çöküşün eşiğinde. Bu nedenle Tris, yeni bir dünya keşfetme fırsatını tereddütsüz kabul ediyor. Çünkü Tobias'la birlikte çitlerin ötesinde yalanlardan, iç içe geçmiş ilişkilerden ve acı hatıralardan uzak, yeni bir hayat kurma şansı olabilir. Oysa Tris'in öğreneceği gerçekler, ardında bıraktıklarından çok daha tehlikeli. Bildiği her şey anlamını hızla yitirirken, Tris insanın karmaşık doğasını anlamak için savaşmak zorunda. Tabii cesaret, dostluk, fedakârlık ve aşk gibi imkânsız seçimlerle de karşı karşıya.
Her serinin bitişi üzücü olmaz, bazıları bittiği için rahat
bir nefes alıp ve okumak istediğimiz başka kitaba elimizi atarız. Bazı seriler
bittiğinde ise boşluğa düşer ve bu seri nasıl biter diye hayıflanırız. Uyumsuz
serisinde ise olay tamamen farklı. Bu seriyi nasıl böyle bitirir diyerek ağlama
noktasına gelmişken Veronica Roth’u sevsem mi yoksa ona kızsam mı karar
veremedim.
Topluluklar yok oldu. Başa Tobias’ın topluluksuz annesi
Evelyn geçti ve herkesi topluluksuz kıldı fakat en kusursuz planda da hata
olduğu gibi Evelyn’in planında da hata vardı. Baskı ve tehditler kullanarak
halkı özgür kıldığını düşünse de bir diktatör gibi insanların başına
çöreklenmişti. İnsanlar bir deneyin parçası olduğunu anlamıştı ve Evelyn’in
baskıları onların sakinleşmelerine pek de yardımcı olmuyordu. Kısa bir süre
sonra isyan etmek isteyen insanlar bir araya geldiler ve kendilerine Yandaş
dediler.
Tobias tüm bu süreç içerisinde annesiyle Tris arasında kalsa
da ondan bekleneceği gibi arkadaşlarını ve sevgilisini yüz üstü bırakmadı.
Evelyn’den kurtulmak için arkadaşları gibi Yandaş’lara katıldı ve yaşadıkları
şehrin ötesinde, sınırda ne olduğunu öğrenmek için bir grup insanla beraber
kaçarak annesine ihanet etti. Sınırın ötesine geldiğinde ise yaşadıkları
dünyanın deneyi yöneten insanların arka bahçesi olduğunu öğrendi. Dünya’daki
gelişmelerden ne kadar uzak tutulduğunu öğrendi ve görmeyi hiç ummadığı biriyle
karşılaştı.
Bu insanların amaçları kötü değildi, genetik olarak hasarlı
olan insanları iyileştirip uyumsuzları, yani saf genleri çoğaltmak istiyordu.
Tris bir saf gendi fakat Tobias onlardan biri değildi, o genetik hasarlıydı.
Deneyin gözden çıkarılabilecek bir parçasıydı ve genetik hasarlıların hor
görüldüğünü anladığında ise onlara yardım etmeye karar verdi.
Toplulukları hakkında yeni bilgiler öğrenmeye devam ederken
annesinin hiç bilmediği yanını gören Tris, ağabeyi Caleb’e olan öfkesinden
zerre kayıp yaşamadı fakat birden etrafındaki en kötü insanın o olmadığını fark
etti. Annesini ve babasını kaybettiği saldırı simülasyonun aslında Bilgelere
ait değil, Büroya, yani deneylerini yöneten insanlara ait olduğunu ve isyanı
bastırabilmek için bu simülasyonu Bilgeler’e gümüş tepside onların verdiğini
öğrendi. Bu insanlar deneylerini tehlikeye atmaktansa masum insanların canını
almayı tercih ediyordu. Bu dakikadan sonra ise masum insanların hayatını
kurtarma kararı vermek onlara kalıyordu.
Çoğu seri ilk kitaptan sonra bozulur, devam kitapları
insanın damağında aynı tadı bırakmaz fakat Yandaş… Bence Yandaş serinin en iyi
kitabıydı. Kesinlikle beklediğim son çok farklıydı, üzüldüm, neredeyse ağladım.
Kitabın bitmesine yakın öyle bir ruh haline girdim ki annem yanımdan geçerken
iyi olup olmadığımı sordu. Yürek parçalayıcı bir sondu, kesinlikle okuduğuma
değmişti fakat hangi duygunun daha baskın olduğuna emin değilim. Üzülmek mi
yoksa sevinmek mi? Bence kitap mutlu bir sonla bitmedi.
Üçüncü kitapta diğerlerinden farklı olarak sık sık Tobias’ın
ağzından anlatıma yer verilmiş olduğu için sıkılmak pek mümkün olmadı. Ama ben
hala sonun etkisinden kurtulamadım.
Açlık Oyunlar’ından esinlenilmiş bir kitap olmasına karşın
aralarında dağlar kadar fark olduğunu düşünüyorum, bıraktığı etki benzerdi
fakat olaylar açısından birbirinden oldukça farklıydı. Kesinlikle okunması
gereken bir seri olduğunu düşünüyorum, gerçekten çok beğendim. Eğer ilk iki
kitabı okuduysanız ve üçüncü kitaba eliniz gitmiyorsa o kitabın kapağını açıp
hemen okumaya başlayın ve son yüz sayfaya geldiğinizde ağlamamak, üzülmemek için
kendinizi tutun. Cesur olun :D
PUANIM
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder