Catherine uzun zamandır yalnızdır ve bekârlığın tadını çıkarırken onu görür görmez büyük bir balık yakaladığını anlar. Lee göz kamaştırıcı, karizmatik, içinden geldiği gibi davranan, adeta gerçek olamayacak kadar çekici biridir. Anlaşılan arkadaşları da aynı fikirdedir, zira her biri sırayla onun büyüsüne kapılır.
Fakat Lee'nin dengesiz ve zaman zaman hükmeden tavırları Catherine'i giderek yalnızlığa sürükler. İnsanlara güvenini kaybetmiş, kendini dış dünyaya kapatıp karanlığa gömülmüştür ve en ince ayrıntısına kadar düşündüğü bir kaçış planı yapar.
Dört yıl sonra, hayatını cehenneme çeviren korkuları yenmeye çalışırken cesaretini yeniden kazanıp tehlikenin geçtiğine, kurtulduğuna inanmaya başlar.
Ta ki her şeyi değiştirecek o telefon gelene kadar. Artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktır.
"Elinizden bırakamayacağınız sürükleyici bir kitap."
The Guardian
"Çarpıcı, merak uyandırıcı... okuru tamamen tutsak ediyor. Sarsıcı bir başlangıç."
S.J. Watson
"Saplantılı bir gerilime teslim olacaksınız."
Karin Slaughter
"İnsanın içini ürperten bir psikolojik gerilim."
Publishers Weekly
Herkese merhaba! Nasılsınız çok merak ettim doğrusu, bunu hiçbir yazımda sormadığım için de bayağı bir bencil hissettim. Gerçekten, içtenlikle soruyorum, nasılsınız?
Bana sorarsanız tuhaf bir duygu yumağı içindeyim. Elimdeki kitabı yeni bitirmenin verdiği hüzün ve şaşkınlık bir yana önümde Harry Potter serisinin ilk kitabı Felsefe Taşı'nın görüntüsü beni aşırı derecede heyecanlandırıyor. Şok ve hüznümün nedenini zaten az sonra zaten açıklayacağım için şimdilik biraz gevezelik yapmak istiyorum.
Birkaç gün önce yeni yıla girdik, biliyorsunuz. Çoğu blogger yeni yılla alakalı yazı paylaşıp çekiliş falan yaparken ben de biraz marjinal olabilmek için hiçbir şey yapmadım. Tamam, tamam. Yine tembelliğim tuttu.
Neyse, her yıl kendime bir takım söyler veriyorum, aynı sizler gibi. Bu yıl daha çok çalışacağım, notlarımı yükselteceğim, ingilizce kitap okuyacağım (tabi bunun için önce ingilizce öğrenmem gerek), daha çok kitap okuyacağım, bloğumla daha çok ilgileneceğim, hikayemi bitirip yenisini yazmaya başlayacağım, daha çok insanla tanışacak ve daha neşeli olacağım, daha çok iyilik yapacağım... Bunları yaz yaz bitmez. Özellikle benim için çünkü yapmak istediğim bir ton iş var. Aha, bak bir tane daha aklıma geldi: Başta Doctor Who olmak üzere izlemek istediğim tüm yabancı dizileri izleyeceğim.









