5 Puan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
5 Puan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
26 Temmuz 2015 Pazar
KCY Blog Tur ✖ Beni Yakma - Tahereh Mafi (Shatter Me, #3) | Yurtdışı Kapakları
Etiketler:
5 Puan,
Blog Tur,
Dex,
Distopya,
Doğaüstü,
Genç Yetişkin,
KCY Blog Turu,
Kitap,
romantik,
Shatter Me,
Tahereh Mafi
24 Temmuz 2015 Cuma
Okuma Etkinliği ✖ Beni Bırakma - Tahereh Mafi (Shatter Me, #2)
Tik Tak Tik Tak
Savaş.
Başlamak.
Üzere.
Juliette, sonunda Omega Noktası'na ulaştı. Onu seven ve özel yetenekleri olan insanların yasadığı, yeraltı direnişinin merkezine.
Yeniden Kuruluş'tan ve silah olarak kullanılmanın verdiği acıdan kaçmayı başarmıştı. Artık Adam'ı sevmekte özgürdü. Ama ölümcül dokunuştan asla kurtulamayacaktı; düşündüğünden de çok onu isteyen Warner'dan da.
Bana Dokunma ile başlayan nefes kesici serinin bu bölümünde, Juliette yaşamını değiştirecek kararı vermek zorunda. Asıl istediği ile olması gereken arasında bir seçim yapmalı ve sonucun tüm yaşamını değiştireceğini unutmamalı.
Kalbi ve Adam'ın yaşamı arasında korkunç bir seçim Juliette'i bekliyor.
20 Temmuz 2015 Pazartesi
Okuma Etkinliği ✖ Bana Dokunma - Tahereh Mafi (Shatter Me, #1)
Juliette tam 264 gündür kimseye dokunmadı.
En son birine dokunması bir kazaydı. Ama Yeniden Kuruluş onu cinayetten içeri tıktı. Juliette'in dokunuşunun neden bu kadar ölümcül olduğunu kimse bilmiyor. Kimseye bir zarar vermediği sürece bu durum kimsenin de umurunda değil çünkü dünya zaten perişan durumda. Her gün yeni bir hastalık ortaya çıkıyor, gıda sıkıntısı had safhada, gökyüzünde tek bir kuş kalmadı ve bulutlar garip bir renkte.
Yeniden Kuruluş, yeni düzenin tek çare olduğunu iddia ettiği için Juliette'i bir hücreye kapattı. Hayatta kalan bir avuç insan ise savaş naraları atıyor. İşte bu yüzden Yeniden Kuruluş fikir değiştirmek üzere. Juliette onlar için mükemmel bir silah olabilir. Juliette, yeni düzenin tek silahı olabilir.
Juliette karar asamasında. Ya bir silah olacak. Ya da bir asi.
Tahereh Mafi, Bana Dokunma'da yürek burkan bir romantizmle distopya türünü bir araya getiriyor. Juliette'in iç dünyasını yenilikçi bir üslupla metnine yansıtan yazar, okurları Juliette'in zihninin içine davet ediyor.
13 Haziran 2015 Cumartesi
Okuma Etkinliği ✖ Deha - Marie Lu (Legend, #2)
| Kitap Adı: Deha Orijinal Adı: Prodigy Yazarı: Marie Lu Seri: Legend, #2 Çevirmeni: Sefa Emre İlikli Yayınevi: Pegasus Yayınları Sayfa Sayısı: 358 Yayın Yılı: 2014 Türü: Distopya, Romantik, Bilimkurgu
Goodreads Puanı: 4.30 ( 100, 911 Oylama)
Fiyatı: 30 TL |
Ustaca Tasarlanmış Bir Dünya, Siyasi Oyunlar Ve Bir Entrika Ağı… Efsane'nin Nefes Kesici Devam Kitabı
June ile Day'in yaralı bir halde Cumhuriyet'ten firar etmelerinin üzerinden yedi gün geçmiştir. Bu sırada en akla gelmeyecek şey gerçekleşir: Seçmen Primo ölür ve yerini oğlu Anden alır.
Cumhuriyet kaçınılmaz bir şekilde kaosa sürüklenirken ikili, Day'in erkek kardeşini kurtarmak ve onları Koloniler'e götürmek için yardım etmeye gönüllü bir grup Vatansever isyancıyla güçlerini birleştirir. Ancak Vatanseverlerin bir talebi vardır: June ve Day yeni Seçmen'e suikast düzenlemelidir.
Bu eylem, uluslarına değişimi getirmek ve çok uzun süredir susturulan bir halka sesini geri kazandırmak için ellerindeki tek şanstır. Ancak June bu yeni Seçmen'in, babasına hiç benzemediğini fark ederek kararsızlığa düşer. Ya Anden yeni bir başlangıcın anahtarıysa ve Vatanseverler yanılıyorsa? Ya devrim yolu kayıp vermekten, intikam almaktan ve kan dökmekten geçmiyorsa?
Etiketler:
5 Puan,
Bilim Kurgu,
Distopya,
Kitap,
Legend,
Marie Lu,
Okuma Etkinliği,
Pegasus,
romantik
21 Kasım 2014 Cuma
Kitap Yorumu ✖ Yürüyen Kentler - Philip Reeve
Düzen değişti. Kentler artık makineler üstünde yürüyor. Küçük yerleşmeleri kovalayıp avlayan Londra, hem o bilindik şehir, hem de tarihini kısmen yitirmiş bir dünya…
2002 Gold Nestle Smarties Ödülü
2003 Blue Peter Yılın Kitabı Ödülü
2003 Blue Peter Yılın Kitabı Ödülü
Bilimkurgunun Carnegie Ödülü sahibi dâhi yazarı ve illüstratörü Philip Reeve’den büyük yankılar uyandıran, steampunk bir saga. Dizinin aynı adı taşıyan ilk kitabında okur, uzak gelecekte birbirini avlayan kentlerin makineleşmiş dünyasıyla tanışırken, genç tarihçi Tom ve gizemli Hester’ın kentler ve dişli çarklar arası yolculuğu başlıyor.
Tom, yarı baygın Hester’ı kolundan kavradı. Tezgezerli adamlardan biri, kaçmalarını engellemek için hamle yapmıştı ki, kırmızı paltolu kadın adamın önüne dikildi: “Onlar benim yolcularım. Fiyatta anlaşmaya çalışıyordum!”/ “Onlar bizim kölelerimiz!” diye haykırdı Wreyland, kadını itekleyerek. “Tom Nitsworthy ve arkadaşı. Onları Dış-Topraklar’da buldum. Kural kuraldır. Mal bulanındır…”
Uzak gelecekte, 60 Dakika Savaşları’nın sonrasında bildiğimiz dünyadan eser kalmamıştı. Tekerlekler üstünde “yürüyen” Londra kenti, eski Kuzey Denizi’nin kurumuş yatağı boyunca, küçük kentleri kovalıyordu. Tarihçiler Loncası’nda Üçüncü Sınıf Çırak Tom, kızına âşık olduğu baştarihçinin hayatını kurtarmaya çabalarken, kendini suikastçı Hester’la birlikte, mahvedilmiş bir dünyada, acımasız bir düzende var olma savaşının içinde buldu…
Merhaba!
O kadar uzun zamandır kitap yorumu yapmıyorum ki nasıl başlayacağımı unutmuşum. Yorum yapamamak her ne kadar canımı sıksa da Ygs-Lys öğrencisi olmak sanırım bunu gerektiriyor. Aslında o kadar fazla ders çalışmıyorum ama hani aile baskısı vardır ya, şu sıralar onun sınırlarında yaşamaktayım. Hal böyle olunca insanın ne kitap okuyası ne de ders çalışası geliyor. Sonuç? Hiçbir şey. Canım sıkkın anlayacağınız.
Neyse, kitap yorumuna başlayalım bakalım.
Yürüyen Kentler. Adını duymuş ve büyük bir ihtimal arka kapağını okumuşsunuzdur diye düşünüyorum çünkü ben sık sık bu kitapla karşılaşmış, ne kadar merak etsem de elimi atıp okuyamamıştım. Benim gibi bilim kurgu sevenler için oldukça özgün ve akıcı bir kitap olduğunu söylemekle başlamak istiyorum. Romanda işlenen konuya dayanarak yazarın güçlü bir hayal gücü olduğunu ve birden fazla bakış açısından olaya bakarak bunu kafa karışıklığına sebep olmadan bize aktarabilecek kadar profosyonel olduğunu söyleyebilirim. Üçüncü tekil şahıs kullanarak romanı yazıp da bu kadar akıcı olmayı becerebilen çok nadir yazarlar var ki, bence bu bir yetenek. Çoğunuzun bu tip kitaplardan kaçındığını biliyorum ama bu yazar en az Cassandra Clare kadar iyi.
Kentsel Darwinciliğin etrafında gelişen, aksiyon ve intikam dolu bu kitapta sayfaları birbiri ardına çevirmekten sıkılmaya vakit kalmıyor. Peki nedir bu Kentsel Darwincilik?
Mobil kentlerle dolu olan bu dünyada bir rekabet olacağını az çok tahmin edebiliyorsunuzdur. Büyük kentlerin küçük kentleri yediği, insanlar arasında sınıf farklılığının bulunduğu bu eserde distopyanın özellikleriyle de karşılaşıyoruz ki, bu distopya severler için harika bir haber.
Spoilersız yorum yapmaya çalışıyorum şu an çünkü karakterlerden bahsettiğim anda büyük spoilerlar vermiş olacağım. Zaten kitap üç dört karakterin bakış açısıyla anlatılıyor. Bu sayede tek bir olaya bağlı kalmadan kitabı merak içerisinde okuyorsunuz.
Karakterler arasındaki bağlantı çok güzel kurulmuş. Özellikle kitabın sonunda bunu daha iyi fark edebiliyorsunuz. Ayrıca özgün karakterlerle karşılaşıcağınızdan emin olabilirsiniz ki benim en sevdiğim kısım oydu. Sevdiğim diğer kısımsa yazarın yufka yürekli olmayışı ve karakterlerinin başına bir şey getirtmekten kaçınmaması. Yani en sevdiğiniz karakterlerden birinin kafasına tutup bir kurşun sıkabiliyor. Biliyorum, bu bazılarınızın hoşuna gitmeyen bir unsur ancak bir roman aynen bunun gibi olmalı diye düşünüyorum. Özellikle bilim kurgu romanı.
Bilim kurgu sevenler, özgün bir kitap okumak isteyenler, bu kitabı kaçırmayın derim. Şahsen ben serinin devamını okumak için sabırsızlanıyorum.
Son olarak, bu kitabı okumam için bana gönderen On8 Kitap'a çok teşekkür ediyorum. Bizim gibi bloggerları büyük bir samimiyetle destekleyen nadir yayınevlerinden biri olduğu için de teşekkür ediyorum.
Etiketler:
5 Puan,
Bilim Kurgu,
Distopya,
On8 Kitap
5 Eylül 2014 Cuma
3. KCY Blog Turu ✖ Dani Atkins - Avuçlarının Arasına Bir Kalp Bıraktım | Alıntılar + Tanıtım Videosu
Üçüncü blog turumuzun son günündeyiz, herkese merhaba. Bu sefer öyle muhteşem, öyle okunası bir kitapla karşınızdayız ki çekilişe katılmamakla ayıp edersiniz :D tıktık
Şaka bir yana, bu kitabın gözümden kaçtığını ve onu okuyamadığımı düşünmek beni üzüyor çünkü Dani Atkins öyle bir roman yazmış ki okurken merak duygunuzu zapt edemiyorsunuz. Bu kitabın hüzünlü bir kitap olduğunu biliyordum ama kolay kolay ağlamadığım için biraz hafife alarak başına oturmuştum, keşke bunu yapmasaydım. O son sayfaları okurken halimi gören bilir bunu ancak. Bu kitabı okuyun, okutturun.
Beş yıl önce Rachel, kalabalık bir grup arkadaşı olan ve liseden mezun olup üniversiteye gideceğinden, arkadaşlarından ayrılacağı düşüncesinden dolayı rahatsız olan bir kızdır. Arkadaşlarıyla beraber son bir kez dışarı çıkıp onlarla vakit geçirmek istemiştir ama gece korkunç ve beklenmedik bir kaza ile sonlanmıştır. İşin en üzücü yanı ise çocukluk arkadaşı Jimmy, onu kurtarabilmek için kendisini feda etmiştir.
Kazadan beş yıl sonra Rachel, yüzünde o günkü kazanın bıraktığı anı olan yara izi ile birlikte berbat bir hayat yaşamaktadır. Sekreterlik yapıyordur, uzun zamandır yaşadığı yeri bırakmıştır, hiçbir arkadaşı ile görüşmüyordur ve en önemlisi de Jimmy’nin ölümünden kendisini sorumlu tutuyordur. Zavallı babası ise kanserden dolayı çökmüş bir durumdadır.
Ama bu Rachel’ın yaşadığı tek hayat değildir.
Yine kazadan beş yıl sonra Rachel’ın harika bir nişanlısı vardır, hep istediği meslek olan gazeteciliği yapıyordur ve hayatı mükemmel gidiyordur. Babası oldukça sağlıklıdır ama işin en ilginç ve en sevindirici kısmı, Jimmy ölmemiştir.
Tek bir sorun var ki Rachel, berbat hayatından her şeyin mükemmel olduğu hayatına geçiş yaptığında Jimmy’in öldüğü o araba kazasından tutun da babasının kanserden çökmüş soluk yüzüne kadar her şeyi hatırlamaktadır. Çevresindeki insanlar onun öyle bir hayat yaşamadığını söyleyip onu inandırmaya çalışırken Rachel bundan emindir ama eskiden arkadaş olduğun biri sana “Rachel kim?” diye sorarsa sen nasıl hissederdin bir düşün.
Hangisi gerçek hayatı?
Bu kitabı okurken sürekli paralel evrenleri düşündüm, olur mu olur canım. Ama cevap o kadar farklı, o kadar şaşırtıcı cinsten ki okurken insanın tüyleri diken diken oluyor. Korkudan değil, hissettiklerimizden. Bak yine hatırladım, üzüldüm şimdi.
Sen, bunu okuyan insan! En yakın zamanda kitap alışverişine çıkıyorsun ve Avuçlarının Arasına Bir Kalp Bıraktım’ı sepete ekliyorsun. Arkadaşından alıp okuyorsun. Ama ne olursa olsun bu kitabı okuyorsun çünkü kaçırdığına gerçekten üzüleceğin bir kitap. Benim gibi fantastik ve zombileri seven bir insan bile böyle bir kitabı sevdiyse marifet bende değil kitaptadır.
ALINTILAR
İlk
hayatım yağmurlu bir aralık gecesi, saat 22.37’de eski kilisenin yanındaki
tenha sokakta sona erdi. İkinci hayatımsa on saat kadar sonra, hastanenin göz
kamaştırıcı aydınlığında, başımda kocaman bir yarayla ve tek bir anını dahi
hatırlamadığım bir hayatla başladı. Etrafımı arkadaşlarımla ailem çevirmişti,
bunun da beni iyi hissettirmesi gerekirdi. Ama öyle olmadı, çünkü bazıları uzun
süre önce ölmüştü.
O halde
olmasının sebebi benim suçumdu. Oğlunu kaybetmiş olması da benim suçumdu.
Ona o anda, oracıkta her zamankinden daha çok
ihtiyacım vardı; sesini duymak ve gözlerinde bana her baktığında beliren o
gülümsemeyi görmek istiyordum.
Hatırlamadığınız bir hayatı kutulara doldurmam
acı vermiyordu, geride hiçbir anı bırakmadığınızda da hiçbir pişmanlık
hissetmiyordunuz.
(Jimmy)
“Bu yara izi…” Parmağıyla bir şimşeği andıran kabarık
izi adeta saygıyla okşadı. “Önemli değil. Sen bu yara izi değilsin.”
(Matt)
“Mezarını çoktan ziyaret ettim, tekrar görmek isteyeceğimi sanmıyorum.”
“Hayatımı kurtardın.”
“Başka ne yapabilirdim ki?”
"Artık bunu yapamıyorum."
"Sorun değil. Neredeyse bitti zaten. Gerisini ben hallederim."
"Kahrolası ağaçtan söz etmiyorum! İkimizden söz ediyordum. Sen ve ben. Arkadaşlığımız..."
"Anlıyorum. Şu anda arkadaşın olmamı istemiyorsun. Anlıyorum."
"Hayır, yanlış anladın. Şey bir kısmı doğru olabilir. Arkadaşın olmayı istemiyorum... Çünkü daha fazlası olmak istiyorum."
TANITIM VİDEOSU
Puanım
30 Temmuz 2014 Çarşamba
Kitap Yorumu ✖ Gölgeler - Ilsa J. Bick (ASHES TRILOGY, #2)
23 Temmuz 2014 Çarşamba
Kitap Yorumu ✖ Küller - Ilsa J. Bick (ASHES TRILOGY, #1)
28 Haziran 2014 Cumartesi
Kitap Yorumu ✖ Yeniruh - Jodi Meadows (NEWSOUL #2)
![]() |
| Yazarı: Jodi Meadows Çevirmeni: Derya İmer Aydınlık Sayfa sayısı: 352 Yayın evi: Dex Yayın tarihi: 2014 Liste Fiyatı: 23 TL |
KARANLIKRUHLAR, YENİRUHLAR ve AŞK
Ana yapayalnızdı, farklıydı, tekti. O kopmuş bir yeniruhtu. Karanlıktapınaktan sonra Kalpteki pek çok kişi kaybolunca, kimileri, karanlıkruhlar ve yeni doğan ruhlar için Anayı sorumlu tuttu. Anaya ruhsuzların asla âşık olmayacakları söylenmişti.
Peki ya yeniruhların? Kalpte yaşayan diğer vatandaşlar gibi, Ana da her şeyden çok yaşamak, sevmek ve sevilmek istiyordu.
Serinin Ruhsuzdan sonraki ikinci kitabı Yeniruhta Ana, reenkarnasyonun arkasındaki gerçeği keşfediyor ve hem genç yaşamını daha anlamlı kılmak hem de aşkını yaşayabilmek için bir yol bulabileceğini fark ediyor.
Bir kez daha Jodi Meadows, sıra dışı güzelliği ve karanlık dehlizleriyle bir ruhun hikâyesini epik bir romantizm ve etkileyici bir fantastik kurguyla okurlarına sunuyor.
Epik fantastik
tadında olan serinin birinci kitabı mı yoksa ikinci kitabımı daha iyi karar
vermek çok zor. İki kitap da tadından yenmiyor.
Genelde her kitabı
beğenememekten dert yanan bir insanımdır fakat bu seri isteklerimi karşıladı
diyebilirim. Beni bu seriye bağlayan yazarın betimlemeleri ve benzetmeleri mi
desem, karakterleri sevdirtmesi mi desem yoksa seçtiği konunun ilgi çekiciliği
mi desem bilemedim. Belki de birbirinin aynı ya da birbirine çok benzeyen
fantastik kitaplardan sıkılmış olduğumdan ya da reenkarnasyon temalı okuduğum
ilk kitap olduğundan çok sevmişimdir bu seriyi.
22 Haziran 2014 Pazar
Kitap Yorumu ✖ Ruhsuz - Jodi Meadows (NEWSOUL #1)
![]() |
| Yazarı: Jodi Meadows Çevirmeni: Taylan Taftaf Sayfa Sayısı: 352 Yayınevi : Dex Baskı Yılı: 2012 Liste Fiyatı: 23 TL |
Bundan önceki yaşamında kimdin?
Deneyimli Ruhlar Ve Ruhsuzlar
Binlerce yıldır, Sınır'da milyonlarca ruh yeniden, yeniden dünyaya geldi, her bir yeni yaşamda da geçmiş yaşamlarındaki anılarını ve deneyimlerini beraberinde getirdi. Ana ise bir Yeniruh: yani Ana doğduğunda bir başka ruh yok oldu. Kimse bunun sebebini bilmiyor ve bu, bir felaketin habercisi olabilir.
Ana'nın bir Yeniruh olmasından rahatsız olmayanlar da var.
Bunlardan biri olan Sam, yalnızca bir kez yaşayabilecek bir ruhu sevebilecek mi? Peki Ana'nın düşmanları, insanlar ve yaratıklar, onların birlikte olmalarına izin verecek mi?
Ana, varoluş sebebini açığa çıkarmak zorunda. Fakat onun bu arayışı, reenkarne olup olamayacağını öğrenmek için gittiği Kalp şehrini ve reenkarnasyon yasalarını sonsuza dek yok edebilir.
Jodi Meadows, insan ruhuna bambaşka bir bakış açısı getiren bu hikâyede fantazya ve macerayı birleştirirken, reenkarnasyon ve ruh kavramını sorgulamamızı sağlıyor.
Jodi Meadows’un reenkarnasyon temalı Ruhsuz daha çıkar
çıkmaz bir sürü yorum aldı. Etkileyici kapağı ve farklı konusuyla elden ele,
dilden dile gezdi ve ben de merak ettim. Gerçekten iyi bir kitap mı diye.
Muhteşem bir kitaptı. Fantastik tutkunu olan biri olarak
gerçekten iyi kitaplara rastlamak zor. Ne yalan söyleyeyim, bir kitapta ilk
baktığım şey kapağıdır. Ondan sonra içeriğini okuyup bana uygun olup olmadığını
anlarım ve genellikle muhteşem kapaklı çoğu kitap beklentilerimi karşılayamaz.
Bundan çok yakınırım. Ruhsuz’a da aynı önyargıyla yaklaşmıştım fakat iyi ki de
okumuşum diyorum. Şimdi biraz içeriğinden bahsedeyim.
Janan’ın yarattığı ruhlar Dünya’nın başlangıcından bugüne
kadar yaşadığı bedenleri terk edip farklı bir bedende doğdular. Bedenler hep
farklılık gösterdi. Bazen kız, bazen erkek doğuyorlardı. Bazen sarışın, bazen
esmer. Bazen güzel bazen çirkin. Tek değişmeyen şey ruhlardı.
Bir bebeğin doğar doğmaz konuşmasını düşünün. Bu onun için sıradan
bir şeydir çünkü daha önceki yaşamında öğrenmiştir bunu. Ya da üç yaşındaki bir
müzisyenin parmaklarının arasında kayan piyanı tuşlarını hayal edin.
Birbirlerini beş bin yıldır tanıyan insanlar için bu çok normal bir şeydir.
Ölümünden sonra bir ruhun geri dönmesi beklenirken doğan
bebeğin korku dolu çığlığı duyulur. Geldiği dünya onun gözünü korkutmuştur,
etrafına toplanan insanların mırıldanmaları onun için bir anlam ifade
etmiyordur. O bir yeni ruhtur.
Ana, bir başka ruhun yerine geldiğini öğrendiğinden beri bunun
nedenini merak etmiştir. Annesi Li’nin onu itip kakması, insanların ondan
olabildiğince uzaklaşması ve tek bir arkadaşa dahi sahip olamaması kendisini
yeterince değersiz hissetmesine sebep oluyordur zaten. Kimsenin, annesinin bile
onu istemediği gerçeğini kabullenmiştir.
İnsanlar ise korkuyordur. Beş bin yıllık arkadaşlarını
kaybetmeleri şöyle bir yana dursun öldüklerinde bir daha gözlerini
açamayacakları düşüncesi onları tir tir titretiyordur.
Ana tüm sorularını cevabını almak için on sekizinde evden
ayrılmaya karar verir ki annesi buna dünden razıdır. Kalp’e giderken yolda hava
perilerinin saldırısına uğrar ve kurtarıcısı onun ilk arkadaşıdır ama Ana
kimsenin onu istemediğine kendini o kadar inandırmıştır ki Sam’e güvenemez.
Onunla beraber Kalp’e geldiğinde ise oranın vatandaşı olmadığı için
giremeyeceği söylenmiştir. Ya Sam onun eğitimiyle ilgilenecek ve onu evine
alacaktır ya da Ana tekrar Li’ye, ev demeye bin şahit ister kulübesine
dönecektir.
Kitabı okurken durup “Vay be.” Dedim. Jodi müthiş cümleleri
ve Ana ile öyle bir şey yazmış ki insan tek bir kelime dahi kaçırmamak için
sayfaları yavaş yavaş çeviriyor. Ana’nın duygularını öyle bir aksettirmiş ki
bir süre sonra Ana gibi kendimi değersiz hissettiğim doğrudur. Onun duygularını
ve sözlerini hissederek okudum.
Sam… Sam kitap boyu beni o kadar sinir etti ki dans
olmasaydı ondan nefret edebilirdim. Ana’ya nazik davranmasının yanı sıra onunla
arasına bir mesafe koyması sinir bozucuydu, ona acı çektirdi. Cümlelerde
Ana’nın acısını hissettim ama dans… Maskelerinin ardında ettikleri dans ona
karşı olan bütün kötü düşüncelerimi sildi süpürdü. Ana için yaptığı onca şeyden
sonra benim için vazgeçilmez oldu. Sam ve Ana ikilisine bayıldım.
Bir de tapınak olayı var. Sonlara doğru olaylar daha bir
mükemmelleşti, heyecan arttı ve merak hat safhaya yükseldi. Tapınak en az
Harikalar Diyarı kadar ilginç bir yerdi. Beklentilerimi karşıladı ve iyi bir
şekilde bitti. Kesinlikle okunması gereken bir kitap.
PUANIM
12 Haziran 2014 Perşembe
Kitap Yorumu ✖ Kutsanmış Kan - Samantha Young (WARRIORS of ANKH #1)
![]() |
| Yazarı: Samantha Young Çeviren: Gülfem Çırak Sayfa Sayısı: 280 Yayınevi: Martı Yayınları Baskı Yılı: 2012 Liste Fiyatı: 15 TL |
Karanlık bir dünyada küçük bir ışık ararsın
Bulduğunda ona sımsıkı sarılırsın
O ışık sana ihanet ettiğinde ise
En Karanlık Dünya Sen Olup Çıkarsın
Eden bir "Kutsanmış", Ankhların deyimiyle bir Ruh Yiyici'dir. Kutsanmışlar, insanların ruhlarıyla beslenerek hayatta kalabilen canlılardır ve bunu ilk yaptıklarında bir insanın ruhunu tamamen almaları yani onu öldürmeleri gerekmektedir. Henüz bunu gerçekleştirmeyen Eden, her an artan açlığına karşı büyükmücadele vermektedir. Bunun en büyük nedeni de, bir insan olduğunu sandığı Noah'dır.
Eden, çok sevdiği arkadaşı Noah'nın aslında insan değil de, Kutsanmışları avlamakla görevli bir Ankh olduğunu öğrenir ve büyük hayal kırıklığı yaşar. İhanete uğradığını düşünen Eden öfkeye teslim olur ve ilk ruhunu almaya karar verir. Diğer yandan onu bu durumdan kurtarmaya çalışan Noah ve diğer Ankhlar, Eden'in bu dürtüsünü yok etmek için planlar yapmaktadır. Bir yanda kızgın, kırgın ve öfkeli bir Ruh Yiyici, diğer yanda ona doğruyu göstermeye çalışan bir Ankh vardır şimdi…
"Samantha Young fantezi, romantizm ve entrikayı çok iyi harmanlamış."Publishers Weekly
"Kutsanmış Kan, insanı şaşkına çeviren konuya sahip harika bir kitap. Kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum."Once Upon A Twilight
"Kalp atışını hızlandıran bir aksiyona sahip bu kitap tek kelimeyle şahane."Electrifying
"Bu seri yeni takıntım... Kesinlikle bayıldım. 5 üstünden 5 yıldız veriyorum!"Good Choice
Kan Günlükleri’nin ilk kitabı olan Kutsanmış Kan bize Mısır
mitolojisinin kapılarını açıyor. Sanıldığının aksine bu seri bir vampir serisi
değil, ruh yiyiciler ve onların düşmanı olan Neith ile Ankh’leri anlatıyor.
Öncelikle bunların nasıl oluştuğundan bahsedeceğim fakat isimlerini
hatırlamadığım için biraz karmaşık olacak.
Etiketler:
5 Puan,
Fantastik,
Kan Günlükleri,
Kitap,
Martı
Kitap Yorumu ✖ Bela - Sally Green (HALF LİFE #1)
![]() |
| Yazarı: Sally Green Çeviren: Taylan Taftaf Sayfa sayısı: 396 Yayın Evi: Dex Yayın Yılı: 2014 Liste Fiyatı: 20 TL |
KİMSE İSTEMİYOR. HERKES PEŞİNDE.
Sen bir cadısın, yarı Ak, yarı Kara. Okuyamıyor, yazamıyorsun ama iyileşiyorsun hızla. Karanlık çökünce kapalı bir yerde kalırsan hasta oluyorsun. Annalise'e çok âşıksın ama Ak Cadılardan nefret ediyorsun. On dört yaşından beri bir kafesin içinde tutsaksın. Kaçmalı ve o korkunç, katil babanı bulmalısın. Bunu başarmalısın, on yedinci yaş gününden önce hem de. Çünkü sen yok edilmesi gereken bir Bela'sın.
"Karanlık ve tüyler ürperticibir hikaye, unutulmaz bir anakarakter."-Publishers Weekly-
"İyiyle kötünün sınırlarını zorlayan,korkutucu ve çarpıcı bir kitap. Nathan'ınhayatta kalma savaşı incecik bir ipin ucunda -üstelik bu daha başlangıç."-Booklist-
"Fazlasıyla iyi ve tehlikeli bir şekilde bağımlılık yapıcı."-Time
Sally Green’in ilk kitabı olan Bela, Half Life serisinin ilk kitabını oluşturuyor. Fantastik edebiyatta geri planda kalan cadılarıyla tanıştırıyor bizi. Hatta kısa süre içinde filmini bile görebiliriz. Daha şimdiden 40 kadar dile çevrilen bu kitap büyük şeyler vaat ediyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)












.svg.png)







.jpg)



